Yozgat Devlet Hastanesi Başhekimi Uzman Doktor Bekir Cahit Kayhan, ''Uygun ortamlarda üretilmemiş, dış yüzey sterilliği yapılmamış sülükleri kullananların, yüzde 79 oranında enfeksiyon kampa riski vardır'' uyarısında bulundu.
YOZGAT -Bekir Cahit Kayhan, yaptığı açıklamada, sülüklerin vücuttaki kanı emerek doğrudan tedavi etme özelliğinin bulunmadığını, doğadan toplanıp kullanılan sülüklerin bazı hastalıkların bulaşmasına neden olabileceğinin altını çizdi.
Kayhan, şunları kaydetti: ''Sülükle tedavi bizde ve birçok ülkede bazı hastalıklarda kullanılmaktadır. Sülükler vücuttaki kirli kanı emerek tedavi yapmazlar. Tedavi edici özelliği kan emmelerinden değil, kan emerken vücuda verdikleri enzim niteliğindeki salgılarla olur. 650'den fazla çeşidi olan sülüklerin tedavide kullanılmaları için uygun ortamda üretilmesi, dış yüzeyinin sterile edilmesi gerekir. Sülük uygun ortamda üretilmemiş, dış yüzey sterilliği yapılmamışsa yüzde 79 enfeksiyon kampa riski vardır. Bir hastada kullanılan sülük başka bir hastada kullanılmamalıdır. Tedavide bir defa kullanılmalıdır, tedavi sonrasında uygun şekilde imha edilmelidir. Böylece kan yolu ile bulaşan AİDS'ten hepatite kadar bir çok hastalığın geçişi önlenmiş olur. Ayrıca, ilk uygulamada ürettikleri salgıyı boşattıkları için ikinci uygulamada aynı etki görülmez.
Sülükle tedavi yöntemini özellikle kansızlık sorunu olanlar, aspirin gibi kan sulandırıcı ilaç kullananlar, pıhtılaşma problemi gibi hastalığı olanlar, diyaliz hastaları, diyabet ve kalp yetmezliği hastalarının kullanmaları sakıncalıdır.''
-''SÜLÜKLÜ GÖL'E İLGİ BÜYÜK''- Yozgat'ın Sorgun ilçesi Şahmuratlı köyü yakınlarındaki Kerkenes'te bulunan Pteria Antik Şehri kalıntılarıyla ilgili kazı çalışmasını sürdüren ekibin başkanı İngiliz Françoise ve Geoffrey Summers çiftinin Fransa'da Biyoloji okuyan kızları Natalia Summers, kazı bölgesi içerisinde bulunan göle her gün çok sayıda insanın tedavi için girdiğini söyledi.
Summers, ''İnsanlar buraya geliyor, gölün içerisine çıplak vücutlarıyla bir süre oturuyorlar. Sülükler çıplak vücutlarına yapışıyor. Buraya gelen insanlar, vücuttaki kötü kanı emen sülüklerin daha sonra vücudu bıraktığında rahatladıklarını söylüyorlar'' diye konuştu.
Kendisinin de gölde bulunan canlılarla yakından ilgilendiğini bildiren Natalia Summers, Avrupa'nın bir çok ülkesinde sülükle tedavi yöntemi kullanıldığını anlattı. Summers, ''Ancak, Türkiye'de olduğu gibi insanlar kendileri sülükle tedavi yöntemini denemezler. Doktorların, ciltteki yara izlerini yok etmek amacıyla sülük kullandıklarını biliyorum'' dedi.
Natalia Summers, okul arkadaşıyla birlikte sülüklü gölden topladıkları sülük ve diğer canlıları incelediklerini, gelişimlerini takip ettiklerini ve daha sonra tekrar göle bıraktıklarını söyledi. A-A