MULTİMEDYA
GAZETEPORT İLAN
    


Anasayfam YapAnasayfam Yap






21:33 TSI

ARA







  • ANASAYFA
  • GÜNCEL
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • MAGAZİN
  • YAZARLAR
  • SİNEMA
  • KÜLTÜR-SANAT




İstihbaratçının şok açıklamaları Ergenekon delili oldu



26.08.2008 - 23:12
arkadaşına gönder
DIGG
FACEBOOK
DEL.ICO.US

Ergenekon delilleri arasında yer alan bir belgede, Genelkurmay'da görevli bir istihbaratçının notlarında Hizbullah örgütü tarafından öldürüldüğü belirtilen Halit Güngen'in Mahmut Yıldırım, DEP milletvekili Mehmet Sincar'ın ise "Yeşil" olarak bilinen Veli Küçük tarafından öldürüldüğü iddia ediliyor. İstihbarat görevlisi, suikast sanığı Duyar'ın ise Astsubay Duran Fırat tarafından Suriye'ye götürüldüğünü ileri sürüyor

  İlgili Haberler

  Diğer Haberler
Oktay Yıldırım'ı isyan ettiren d...
Albay Öz'e savcılıktan Dink soru...
Ersöz ve Çömez’e yurtdışı arama ...
TEDAŞ müdürünün katillerine müeb...


Sedef ŞENKAL DEMİR
İSTANBUL-
Ergenekon iddianamesinin ek dosyalarında Sabancı suikastına ilişkin çarpıcı iddialar da yer alıyor. DHKPC örgütü ile Ergenekon örgütünün ilişkilerini gösteren bilgilerin yer aldığı dosyadaki "Çok Önemli Not" başlıklı belgede, "Bu bilgiler bilmesi gerekenlerin dışındakilere verilmeyecek, ortada dolaştırılmayacak" diye yazıyor.

"Genelkurmay istihbaratından alındı, ancak kaynak belirtilmeyecek" notu ile 11 Haziran 2008 tarihli "Aslı gibidir" damgası olan belgede Sabancı suikastından, Ergenekon örgütüne, "Yeşil"den Veli Küçük'e kadar birçok kişi ve faili meçhul cinayetlerle ilgili bilgiler aktarılıyor.

Sabancı suikastının başta MİT Daire Başkanlığı düzeyinde planlandığını, olayda Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın silahlarının kullanıldığını ifade ediliyor. Belgede yer alan anlatımlara göre suikastİn Çatlı ve ekibi, Mehmet Eymür ile birlikte MİT Kontrterör Başkanlığı'nın örgütlemesi ile yapıldığı, öldürme kararının ise suikasttan bir ay önce alındığı bilgilerine yer veriliyor.

Belgede Abdullah Çatlı'nın, Fehriye Erdal ve olaya karışan iki kişiyi sakladığını ve Duyar'ın karayoluyla Suriye'ye götürüldüğünü ve yanında Eymür ile Şahin'in adamlarının olduğunu ifade eden istihbaratçı, Duyar'ı Astsubay Duran Fırat'ın götürdüğünü de anlatıyor.

Soru ve cevap şeklinde geçen görüşmede elde edilen bilgilerin yer aldığı belgede ismi açıklamayan bu kişi derin ilişkiler, cinayetler ve Ergenekon örgütünün kimler tarafından kurulduğundan, Sabancı suikastına kadar birçok konuda soru cevap şeklinde şu bilgileri veriyor:

- Sabancı suikastında Çiller Örgütü'nün rolünün açıklanmasından rahatsız olacaklar kimler?

- "Başta Sönmez Köksal. Çünkü bu olay, MİT Daire Başkanı düzeyinde planlandı. Köksal bundan habersizmiş gibi göründü. Çünkü bu işin başındaki MİT Daire Başkanı'ndan Köksal korkuyordu. İkinci olarak da Özel Kuvvetler Komutanı, çünkü onların silahları ve mermileri kullanıldı."

- Hangi, Daire Kontrterör Başkanlığı mı?

"Basın ve halkla ilişkiler değil ya, bu işin arkasında Eymür var. Köksal , Eymür den çekindiği için o MİT'e hakim oldu. Bu olayın açığa çıkması devlet içindeki CIA'cileri rahatsız edecek. Onlar darbe yiyecekler.  Çatlı ve ekibi, Eymür'le birlikte, MİT Kontrterör Başkanlığı'nda bu olayı örgütlediler. Öldürme kararı bir ay önce verildi. Çatlı yönetti. Çatlı'nın, Sabancı suikastı hazırlığını, planlarını Karataş'la görüşmelerini biliyorduk. İzledik, seyrettik. Karışmadık, bekledik. Çünkü biz hepsine karşı plan hazırlıyorduk. Nitekim son bir yılda CIA'ciler hep tökezledi. Bucak'ın işi yakında bitecek. Bir yıldır uyuşturucu ihraç edemiyor. Mehmet Ağar kıpırdamayacak duruma geldi."

"BİLİYORUZ AMA SÖYLEMİYORUZ"
"Biz kimin niçin öldürüldüğünü biliyoruz ama söyleyemiyoruz. Biz, bu işe karışmak istemiyoruz. Bizi de bulaştırabilirler. Çünkü elemanların bir kısmı bizden MİT'e gitmişti. Karşı ekip, bizi de bu işe karıştırmış gibi göstermek istiyor. Esası, bizi suçlayıp kendilerini sıyırmaya çalışıyorlar. Onun için biz açıktan ortaya çıkamıyoruz. Bizim amacımız Sabancı'nın bu işin peşine düşmesini sağlamak. Perinçek açıklayınca Sabancı suikastının üzerine gider. Şimdi çekiniyor. Sabancı bastırırsa, o zaman Mesut Yılmaz devlet içindeki CIA'cilerin üzerine gidecek. Biz, Özer Çiller'i doğrudan katmak istemiyoruz. Mesut'un, Özer'in üzerine gitmesini istiyoruz. Bu olayın açıklanması Genelkurmay'ı zora sokmaz. İçinde bir karışıklığa yol açar ama zora sokmaz.

"MESUT, SUSURLUK'TA HERŞEYİ ÇATLI'NIN ÜZERİNE YIKIP DOSYAYI KAPATACAK"
Şimdi Mesut ile TSK'nın arası açık. Susurluk'ta her şeyi Çatlı'nın üzerine yıkıp kapatmak istiyor. Çünkü Susurluk'ta ANAP da var. Kendilerinin ortaya çıkmasından korkuyorlar. Çatlı, ANAP için çok işi yaptı. Korkut Özal, Özal zamanında Çatlı ile tanışıyor. Mehmet Keçeciler ve Abdulkadir Aksu, Çatlı ile çok iş yaptılar. Çatlı'yı Türkiye'ye getirmek için Avrupa istihbarat örgütleri ile ANAP pazarlık yaptı. Şimdi Mesut örgüte konmayı planlıyor. Çiller ile Mesut anlaşırsa Genelkurmay bir şey yapmayacak. Genelkurmay'da bir Susurluk soruşturması yok zaten.

"CİNAYETİN NEDENİNİ SABANCI BİLİYOR"
Türkeş ile Çatlı'nın bu dönemde bir görüşmesi var. Türkeş, Çatlı'dan Apo'yu öldürmesini istiyor. Sabancı'nın Kürt meselesindeki tavrını da konuşuyorlar. Türkeş, "Sabancı'lar Apo'ya para veriyor olmasın" diyor. Sabancı'ya öfkesini dile getiriyor. Ama cinayetin nedeni Sabancı'nın Kürt meselesi ile ilgili konuşması değil. Bu soruya sizin yanıt bulmanız gerekiyor. Sabancı, Özer çillerin çok karlı işlerine, karlı alternatif işler mi kuruyordu? Bu sorunun yanıtını bilmiyorum. Cinayetin nedenini ben söyleyemem siz Sabancı'dan öğrenin.
.....

"CIA BİLGİ VERMEDİ"
Bu olayı CIA soruşturdu ama Sabancı'ya bilgi vermedi. Sabancı, CIA'den eleman istedi eski MİT'çilerin de yer aldığı 50 kişilik bir ekip kuruldu. CIA, "Bir şey çıkaramadık. MİT'in desteği olmadan bir şey çıkaramayız " diye işi bıraktı.

"MUSTAFA DUYAR'IN GETİRİLMESİ CIA OPERASYONU"
CIA bu olayın kapatılmasına yardım etti. Mustafa Duyar olayı bir CIA operasyonu. MİT, CIA'in yardımı ile Muhaberat ile görüştü. Mustafa Duyar'ı Suriye'den aldılar. Duyar Türkiye'de idi. Yakalanmadan bir hafta on gün önce Suriye'ye sokuldu. Karayolu ile gitti. Yanında , Eymür ve Şahin'in adamları vardı. Astsubay Duran Fırat götürdü.

"SUİKASTTE İSTANBUL TERÖRLE MÜCADELE VAR"
Bir tek Fehriye, Sabancı Center'da çalıştırılıyor. Diğer iki çocuk polisin elemanı. İstanbul Terörle Mücadele, "Size iş bulacağız" diye bunları Fehriye ile görüşmeye yolladı. Bir hafta önce oldu görüşme. Kameraya kaydedilmeleri için. Kayıtları açıklarken yüzlerine gözlerine bulaştırdılar. İsmail ve Mustafa, Sabancı Center'dan çıkar çıkmaz Terörle Mücadele ekipleri tarafından gözaltına alındı. Bunlara şok uyguluyorlar. Çocuklar çok korkuyor. Serbest bırakıldılar ve cinayetten iki gün önce tekrar evlerinden alındılar. Bir tek Fehriye o gün oradaydı. Suikasttan sonra ortalığı topladı ve birlikte çıktılar. Fehriye de, iki çocuk da DHKP-C'nin elemanı değil, polis teslim almış önceden. Hüseyin Kocadağ, bu çocukları önceden birkaç kez kullanmış. Fehriye devlet için bu işi yaptığını sanarak işin içindeydi. Orhan Taşanlar, bu olayı bütün ayrıntıları ile biliyor. Onun sayesinde üstü örtülebildi. Sabancı suikast günü oradaydı. Olayı polise 45 dakika sonra bildirdiler. Cinayeti hazırlayan Terörle Mücadele'nin yetkilisi. Olayı araştırmak için Sabancı Center'a geldi. Üç çocuk bir hafta İstanbul'da birlikte kaldı. Sonra birbirlerinden ayrıldılar on gün kadar Adapazarı-Düzce tarafında kaldılar. Mustafa, Türkiye'den ayrılmadı. Fehriye ve İsmail, Almanya'ya gitti. İsmail öldürüldü. Çünkü basının karşısına çıkarsa her şeyi açıklayacağından çekindiler. Öldürdüler.

"TOPAL SABANCI'YA 'ÇETE YAPTI' DEDİ"
Ömer Topal, Sabancı'ya cinayetin çete tarafından yapıldığını söyledi. Abdullah Çatlı'nın adını verdi. Özer ile Topal'ın arası çok açıktı. Özer alacakları için Çatlı'yı Topal'ın peşine takmıştı. Topal'da kendini kurtarmak için Sabancı'yı Çatlı'nın üzerine sürdü. Özer, Çatlı'ya "Topal senin adını verdi" dedi. Sabancı, Çatlı'nın peşine düştü. Çatlı, Mehmet Ağar'la birlikteydi ve Genelkurmay'dan kopmuştu. Bu dönemde Kozakçıoğlu, Ağar'a Çatlı'yı koruma dedi.

"GENELKURMAY SABANCI'YA BRİFİNG VERDİ"
Sabancı, silah ve mermilerin ordu malı olduğunu saptadı. Genelkurmay'ı suçlayınca, Genelkurmay görevlileri Sabancı'ya doküman ve brifing verdi. Sabancı isimler ve bazı ayrıntılar dışında her şeyi biliyor. Bu olayı açıklayacaksanız Sabancı'dan bu dokümanları isteyin. Cinayetin asker ayağında kimler var? Başta, Hüseyin Pepekal. Pepekal, Karataş'a parayı bizzat götürdü verdi. Karataş, Yunanistan'da Muhaberat elemanı olarak görev yapan, Atina'daki Arap Öğrenciler Birliği Başkanı olan Suriyeli ile birlikte gitti. Para, Hollanda Guldeni olarak verildi. Yunanistan'dan Fransa'ya geçerek parayı verdiler. Karataş'ın parayı Guldeni olarak istemesi üzerine küçük çaplı bir kriz çıktı. Türkiye'de o kadar Guldeni bulunamadı. Hollanda'dan bir şirket aracılığı ile City Bank üzerinden Yunanistan'a parayı transfer ettiler. Pepekal o sırada Atina'daydı. Pepekal yalnız başına mıydı, komutanı yok mu ve kime bağlı?
Pepekal, Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın adamı Tümgeneral Kemal Yılmaz'a bağlı. Kemal Yılmaz'ın Azerbaycan darbesinde olduğu bilgisi doğru.

KARATAŞ'I DEVLET LİDER YAPTI
Devlet, Dursun Karataş konusunda net bir tavır koydu. Dev-Sol'un tasfiye edilmesini ve Karataş liderliğinde yeni bir örgüt kurulmasını istedi. Karataş muhalifleri Yağan ve diğerleri devletin operasyonu ile tasfiye edildi. Pepekal bu tasfiye işinde yer aldı. Yeni örgütün yani DHKP-C'nin kurulmasında Hüseyin Kocadağ görevliydi.

ÇATLI İLE KARATAŞ YÜZYÜZE GÖRÜŞÜYORDU
Çatlı ile Karataş yüz yüze görüşüyordu Bucak'ın uyuşturucuları Karataş'ın aracılığı ile Fransa'ya satıldı. Çatlı bu işi örgütledi. Çatlı başka kimlik ile Karataş'la uyuşturucu için görüştükten sonra Fransa istihbaratı, Çatlı'nın kimliği hakkında Karataş'ı bilgilendirdi. Çatlı'nın CIA ile bağını bile bile Karataş ilişkiyi sürdürdü.

ÇATLI ERGENEKON ÜYESİYDİ SONRADAN KOPTU
Çatlı, 1978 den itibaren Ergenekon örgütünden. Ergenekon'u CIA kurdu. 12 Eylül'den sonra kontrol bize geçti. Kürt iş adamlarını Ergenekon öldürttü. Tetiği çekenler ve sorgulayanlar subay ve astsubaylar, CIA ile birlikte ama görevden alamıyorsun. Şikâyet mercii var. O görevden almıyor. Özel Harekat Dairesi / Özel Kuvvetler Komutanlığı, Ergenekon'a lojistik destek sağlıyor eleman veriyor.

CIA'CILAR KENDİNİ KUVAYI MİLLİYECİ OLARAK GÖSTERİYOR
CIA'cıların bir kısmı kendilerini Kuvayi Milliyeci olarak tanıtıyor. Ertuğrul Zekai Ökte ekibi gibi. Oradaki bazı elemanlarda Kuvayı Milliye için suç işliyor zannediyor. Azerbaycan darbesindekilerin bir kısmı böyleydi. Namık Kemal Zeybek de var Azerbaycan darbesinde. Planlanmasında var. Sonra Demirel'e "Darbe hazırlıyorlar ne yapacağız diye" ispiyonluyorlar.

YEŞİL VELİ KÜÇÜK'TÜ. 1984'DEN BERİ YEŞİL DİYE ANILIR
Aynı görüşmede verilen diğer bilgiler (30 Ekim)

Yeşil anlatıldığı gibi birisi mi? Çevresini etkileyen…
Bak sana bir şey anlatacağım ama yazmayacaksın. Yeşil, Veli Küçük'tü. 84'lerden beri Küçük Yeşil diye anılır. Küçük'ün kod adı Yeşil'di. JİTEM'in başından beri bu kodla bilinir . Sonra Küçük'ün üzerine varmaya başladılar. Bunun üzerine Veli Küçük Ersever'e Yeşil kod adını kullanacak kişiler bulmasını istedi. Ersever'de gitti, Mahmut Yıldırım'ı buldu. Behçet Cantürk nerede öldürüldü, kim sorguladı? Kocaeli'de. Veli Küçük öldürdü, sonra Yeşil yaptı denildi. Kocaeli çevresindeki cinayetler hep böyle. Veli Küçük nereye giderse ölümler oluyor. Dikkat çekici değilmi? Bu gerçeği Murat Demir ve Murat İpek biliyor. Şanar Yurdatapan'la, Tomris Özden'e anlatmışlar bunun kaseti elimizde. İpek ve Demir bu bilgileri Avrupa istihbaratına gönderdiler. Demir ve İpek'in bilgi kaynağı ise Eymür. Hizbulkontrayı kuran örgütleyen Cem Ersever'dir.

Ersever hayır ben yapmadım diyor.
Hayır Ersever yaptı. Kontra Hizbullah ilk Cem'e bağlandı. Eski MHP'lilerden yararlanıldı. Devlet örgütledi.

Halit Güngen'in öldürülmesi?
Mahmut Yıldırım öldürdü. Halit'i birkaç kez uyardı. Mehmet Sincar'ı da Yeşil öldürdü.

Veli Küçük ne zaman bunlardan koptu
Cem Ersever öldürülünce. JİTEM'i kim dağıttı. Eşref Bitlis, Özal'la çok sürtüşüyordu. Bu yüzden lav ettiler. JİTEM kadrosu ortada beş parasız kaldı. Hepsi işsizdi, birliklerine de geri dönemediler.

JİTEM'i ABD'mi kurdurdu?
JİTEM in kuruluşunu öneren Mehmet Eymür. Eymür "Her kez kendi istihbaratını kursun, biz tek başımıza yetişemiyoruz. Maliyeciler de kendi istihbaratını kursun" diyordu. JİTEM kadroları ABD'de eğitim gördüler. Veli Küçük de Pentagon'da eğitim gördü. Yüzbaşı iken bütün jandarmalar Pentagon'da eğitiliyor.  Küçük, üsteğmen iken bir Suriye gemisini kaçırmıştı. Ondan sonra Pentagon'a yollandı. Eşref Bitlis, JİTEM'in "çekiç güç" hakkında bilgi toplamasını istiyordu. Doğan Güreş bundan çok rahatsızdı. 1991 yılında JİTEM in, ÖKK'ye bağlanmasını istemeye başladı. Bitlis ise karşı çıkıyordu: "Ya bu kadroları alın sizin kadronuz olsun ya da bizde kalırlar" diyordu. Eşref Paşa bir türlü yola gelmiyordu. Mahmut Yıldırım ( Yeşil ), ÖKK'nin adamı. MİT de Mahmut Yıldırım'la arasına mesafe koydu. Artık onunla yüzgöz olmuyordu.

ÖZAL'I ÖLDÜRDÜKLERİ İDDİALARI
Özal'ı biz öldürdük. 32. Günde Korkut Özal Veli Küçük'ü ima etti:"Orduda sadece bir subay Özal aleyhinde rapor yazdı" dedi. BÇG destekliyoruz. Bizden de üç kişi var orada. Size RP'nin yurtdışında devletler ile olan bağlantıları konusunda önemli bilgi getirebilirim özellikle Alman devleti ile.
Teoman Koman bize dost. Ona zor anlarında yardımcı olduk. MİT Müsteşarlığı'ndan alınıyordu. Ayağını kaydırmışlardı. Çok zayıftı. Biz destek çıktık. O bizimle temasta. Ama ondan emir almıyoruz. O bize bağlı ama biz ona bağlı değiliz. Karadeniz'de CIA'cı Türk subayları tespit ettik. Siz yazınca farklı yazmalısınız. Basında şu ana kadar çıkan şeyler yalan şeylerdir. CIA'cı subaylar şablonu ÖKK de hazırlıyorlar." Anadolu Ajansı'nın Avrupa birimleri MİT'in, Ortadoğu birimleri ise ÖKK'nın denetimindedir."

ORAL ÇELİK VE ÇATLI BİNBAŞI KAŞİF'İN ADAMLARI
Yine Ergenekon örgütüne ilişkin dosyada delil olarak sunulan 10 Haziran 1997 tarihli "Sabancı Suikastı- Eski Bilgiler" başlıklı "Aslı Gibidir" damgası olan belgede ise tetiği çektiği iddia edilen Jandarma Yüzbaşı Hüseyin Pepekal'ın, Dursun Karataş ile telefon görüşmelerinin kayda alındığı belirtiliyor. Aynı kişi tarafından alındığı düşünülen bilgilerin yer aldığı belgede Pepekal'ın beyin değil tetikçi olarak görev aldığı ve Özel Kuvvetler Komutanlığı'ndan emekli binbaşı ve MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun adamı olduğu ifade ediliyor. Özel Kuvvetler Komutanlığı'na bağlı olarak çalıştıkları ifade edilen ekibin çalışma yerleri ise şöyle anlatılıyor: "Kaşif'in adamları, Pepekal ve diğerleri eğitimlerini Eğridir Dağ Komando Okulu bünyesindeki Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda yapıyor. Davras Dağı'nda. Eğridir Gölü ile Kütahya arasındaki dağ. Kamp yeri Eğridir Gölü'ne bakıyor. Isparta Eğitim Tugayı'nın biraz ilerisinde." Abdullah Çatlı ve ekibinin Binbaşı Kaşif'in adamı da olduğu belirtilen belgede Milliyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü Abdi İpekçi suikastının yönlendiricisi ve Papa suikastının kilit ismi olarak anılan Oral Çelik'in de Binbaşı Kaşif'e bağlı olduğu ve Fransa'dan bu grup tarafından getirildiği belirtiliyor.

BU ADAMLAR DIŞARIDA İÇERDEKİNDEN DAHA TEHLİKELİ
Belgedeki anlatımlarda Genelkurmay Başkanlığı'nın Pepekal gibi adamları ordudan atamama nedenleri de sıralanarak şu bilgilere yer verildi: "Bu işleri yapan bir adam neden hala orduda tutuluyor diye sormayın. Ne yapsın Genelkurmay. Adamı atsan gidip iyice CIA'in tetikçisi olacak. MİT'ten, JİTEM'den atılanları Hanifi Avcı kapıyor. CIA için çalıştırıyor. Bir kısım atılanlar ise doğrudan Amerikalıların hizmetine giriyor. Bu adamlar dışarıda içerdekinden daha tehlikeli oluyor. Gider konuşur. Bu nedenle atılmazlar. Kritik yerlerden uzaklaştırılır, denetlenebilecekleri yerlerde görevlendirilirler".

GENERAL DOSTUM'U PARLATAN KİŞİ
Binbaşı Kaşif, Özel Harpçi. CIA'in Türkiye'deki operasyon ekibinin kilit elemanlarından. Ülkücü. Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığı'na bağlı. Bir ara Genelkurmay'dan kovuldu. Eymür'ün isteği üzerine MİT'e gitti. Kısa bir süre MİT'te kaldı. Oradan da kovuldu. Ama MİT'ten ayrılmasında o haklıydı. Eymür, operasyon için parayı sen bulacaksın diye dayattı. Binbaşı Kaşif buna karşı çıktı, direndi ve kovuldu. Binbaşı Kaşif'in uyuşturucu ticaretinde kritik bir yeri var. Dostum-Türkiye bağlantısını kuran adam o. Dostum'u, Ankaraya getirip pazarladı. Özal'a takdim edip parlatan da Kaşif. Açık açık "Büyük Türkiye için CIA ile işbirliği yaparım" diye konuşan biri."





Tüm yorumlar(7)






Misafir   27/08/2008 12:30:39

İnanılır gibi değil. Anlatılanların hangisi doğru hangisi suçu diğerlerine bulaştırma olduğunu anlamak gerçekten çok zor. Bundan sonra komple teorilerine dikkate almakta fayda var. Her olayın arkasında inanılmaz türde ilişkiler var. Ülkücüs...

Misafir   27/08/2008 11:23:51

Olayı dallandırıp budaklandırıp arapsaçına çevirmenin alemi var mı? Elbette var, böylece her suç bu adı var kendi yok çeteye yüklenebilecek. Kardeşim, Mitsubishi projesini araştırın Sabancı suikastının sebebi kendiliğinden ortaya ç...

Misafir   27/08/2008 10:22:09

film gibi. insan okudukça yaşadığı yerden ve insanlardan utanıyor. bu güç ve iktidar hırsı nereye kadar?