MULTİMEDYA
GAZETEPORT İLAN
    


Anasayfam YapAnasayfam Yap






02:10 TSI

ARA







  • ANASAYFA
  • GÜNCEL
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • MAGAZİN
  • YAZARLAR
  • SİNEMA
  • KÜLTÜR-SANAT




Ergenekon bombalarının sırrı çözülemedi



28.08.2008 - 00:31
arkadaşına gönder
DIGG
FACEBOOK
DEL.ICO.US

Ümraniye'de bir gecekondunun çatısında bulunan 27 adet el bombası ile askeri mühimmat, Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanter defterlerinde kayıtlı çıkmadı. Bulunduğundan bu yana TSK'dan çalındığı ileri sürülen el bombalarının kaynağı henüz bulunamadı. Öte yandan Sıhhiye'de bir camide ele geçen bombalarla ilgili olarak avukatı aracılığı ile açıklama yapan Ergenekon tutuklusu Avukat Kemal Kerinçsiz kendisine yönelik karalama kampanyasına bir gazetenin karıştığını belirtti

Ümraniye'deki gecekonduda ele geçirilen ve Oktay Yıldırım'a ait olduğu iddia edilen el bombaları'nın Hasdal'dan çıkmadığı belirtildi.




Emekli binbaşı Fikret Emek'ten ele geçirilen mühimmatın menşei TSK çıkmadı.








  İlgili Haberler

  Diğer Haberler
Oktay Yıldırım'ı isyan ettiren d...
Albay Öz'e savcılıktan Dink soru...
Ersöz ve Çömez’e yurtdışı arama ...
TEDAŞ müdürünün katillerine müeb...


Sedef ŞENKAL DEMİR/GAZETEPORT

İSTANBUL-
Ümraniye'de 12 Haziran 2007'de bir gecekondunun çatısında ihbar üzerine bulunan 27 adet el bombası Ergenekon soruşturmasının da fitilini ateşledi. El bombalarıyla ilgili ilk olarak gecekondunun sahibi olduğu iddia edilen malulen emekli astsubay Oktay Yıldırım gözaltına alındı ve tutuklandı. Yıldırım tutuklandığı nöbetçi 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde verdiği ifadede, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. 

Bu olayın ardından 1997 yılında Şırnak'ta teröristlere karşı girdikleri çatışmada ağır yaralanan ve 14 eri şehit olan emekli binbaşı Fikret Emek'in Eskişehir'de annesinin evinde 26 Haziran 2007 tarihinde suikast silahı Kanas, Kalaşnikof ve patlayıcılar ele geçirildi. Tutuklanan emekli binbaşıdan ele geçirilen patlayıcılar, Ümraniye'dekilerle aynı seriden çıktı.

ÜMRANİYEDE BULUNAN EL BOMBALARI HASDALDAN ÇIKMAMIŞ
Ergenekon bombalarının nereden geldiği sorusunun yanıtını arayan savcı Zekeriya Öz, konu ile ilgili TSK'nın tüm birimlerini yazı yazdı. Kara Kuvvetleri 1. Ordu Komutanlığından Ergenekon savcısına gönderilen cevabi yazıda yazıda, Ümraniye'de ele geçirilen mühimmatın TSK'dan çalınıp çalınmadığı ile ilgili kayıtlarda herhangi bir soruşturma evrakına rastlanmadığını bildirdi. 1. Ordu Komutanlığı Oktay Yıldırım'ın görev yaptığı Hasdal Kışlası'nda mühimmat sayımları yapılmış ve mühimmatın tam olduğu belirtilmiş olduğu bilgisine de yer verdi. Savcılığa gönderilen yazıda el bombaları üzerinde yapılan incelemede, Türk Silahlı Kuvvetleri'ndan alınmamış olmasına rağmen  mühimmatın Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunan bombalardan olduğu da belirtildi.

FİKRET EMEK'İN EL BOMBALARI TSK'YA AİT DEĞİL
Ergenekon soruşturmasını yürüten savcının talebi üzerine konu ile ilgili araştırma yapan Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığı, Fikret Emek'ten ele geçirilen el bombaları ile ilgili yolladığı yanıtta, sözkonusu mühimmatın kendisine teslim edildiğine dair hernangi bir belgeye rastlanmadığını belirtti. Özel Kuvvetler Komutanlığı, emekli binbaşı Fikret Emek'ten ele geçirilen ve aralarında C-3 patlayıcıdan çinko kutulu el bombalarının da bulunduğu 52 adet askeri mühimmatın orduya ait olmadığını belirtti. Yazıda bazı mühimmatların orduda benzerlerinin bulunduğuna dikkat çekilirken, bazı patlayıcıların ise Türk ordusunda hiç bulunmadığına dikkat çekildi.

Genelkurmay Başkanlığı 5 adet Mod- 44 el bombasının ve 10 adet KF-MKE-1-104 kafile numaralı el bombası tapasının envanterde bulunup bulunmadığının tespit edilemediğini de bildirdi. B.KF. MKE 9112-77 ve KF.MKR 12 10- B4 tapaların el bombası gövdelerine takılı olarak iç güvenlik operasyonları ile planlı atış görevlerinde kullanılıp sarf edildiğinin değerlendirildiğini belirten Genelmurmay Başkanlığı, saymanlık kayıtlarında envanterde bulunan mühimmata ait stok numarası miktar ve kafile bazında bilgilerin bulunduğunu , envanterde mevcudu kalmayan mühimmata ait stok kayıt kartlarının kayıp olduğu, hesap teftişleri sırasında ibraz edilerek teslim edildiği bu nedenle konu hakkında herhangi bir kayıta ulaşılmadığından sonucun MENFİ olduğunu açıkladı.

EMEKLİ BİNBAŞI EMEK'İN TERÖRİSTLERİN ALDIĞINI SÖYLEDİĞİ SİLAH TSK'YA KAYITLI ÇIKTI
Genel Kurmay Askeri Savcılığı Ergenekon soruşturmasını yürüten savcıya yazdığı cevap yazısında, ele geçen 3 mm çapında Browning silahında Kara Kuvvetleri konutanlı şahsi silah envanterinde Binbaşı Fikret Emek adına kayıtlı ve ruhsatlı olduğunu belirtiyor. Oysa emekli Binbaşı Fikret Emek, verdiği ifadede adına kayıtlı silahın teröristlerce alındığını söylemişti. Emek'in bir operasyon sırasında ele geçirdiğini söylediği Kalaşnikof silahın da yine TSK bünyesinde bir silah olduğu K.K.K Hava K. K. Jandarma G. K. Ve Dz. K.K. envanterinde bulunan bir silah olduğu belirtilen yazıda Fikret Emek'in görev yaptığı yerler ve onunla ilgili bilgiler de mevcut.  Gönderilen yazılarda Emek'in Emekli Sandığı'nın Gümüşsuyu Askeri hastanesi raporunu kabul etmemesi üzerine GATA'dan aldığı "TSK'da görev yapamaz" raporu ile malülen emekli olduğu bilgileri de yer alıyor.

YURDU SARAN ERGENEKON BOMBALARI
Ergenekon iddianamesinde Ümraniye ve Eskişehir’de ele geçirilen bombalarla ilgili irtibat raporlarınin yer aldığı Ergenekon İddianamesi'nde değişik zamanlarda yurdun dört bir yanında düzenlenen eylemlerde kullanılan bombalar Ergenekon bombalarıyla aynı seriden çıktığı gözler önüne seriliyor. İşte Bomba Bilgi Merkezi’nin ‘gizli’ raporundaki ayrıntılar:

- Ümraniye'de ele geçirilen ve Ergenekon soruşturmasını başlatan 27 adet el bombasıyla, çeşitli tarihlerde Türkiye’nin 10 ilinde gerçekleştirilen eylemlerde kullanılan bombaların aynı kafile ve stoktan olduğu belirlendi.

-Eskişehir'de Ergenekon’un askeri sorumlularından olduğu belirtilen emekli binbaşı Fikret Emek’in annesinin evinde ele geçirilen bombalarla, aralarında İstanbul’un da bulunduğu 3 ayrı ildeki eylemlerde kullanılan bombalar aynı stok numaralarına sahip.

-Ankara'da ise, Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Derneği Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Cinali’ye ait el bombasıyla aynı fünye grubunda 2 olay, aynı gövde kafile numarasında da 1 olay tespit edildi. Bomba Bilgi Merkezi’nin "Gizli" ibaresi taşıyan bomba raporu, Ergenekon dava dosyasının 415. klasöründe yer aldı.

PATLAYICI MALZEMELERİ BİLE ORTAK
Bomba Bilgi Merkezi’nin gizli raporunda, birçok bombada aynı malzemelerin kullanıldığı da tespit edildi. 22 Haziran 2007’de Bursa’da Muzaffer Şenocak’ın iş yerinde bulunan bomba yapım malzemeleri, Eskişehir’de Fikret Emek’e ait el bombalarının yapım malzemeleri, 20 Ekim 2007’de Bursa Emniyet Müdürlüğü’nün ele geçirdiği bomba yapım malzemeleri ve Sauna Operasyonu’nda yakalanan Kasım Zengin’e ait bombaların yapım malzemeleri aynı çıktı. Söz konusu bombalarda ‘C-3 plastik patlayıcı, M2 saniyeli fitil ateşleme çakmağı ve saniyeli fitil' ler ortak olarak kullanılmış. 1 Mayıs 2005’te Mersin’de bulunan bomba malzemeleriyle Eskişehir’de Fikret Emek’e ait bombalar, Sauna lideri Kasım Zengin’e ait bombaların da aynı malzemeden yapıldığı ortaya çıktı.

DÜĞÜMÜ MKE'NİN VERECEĞİ YANIT ÇÖZECEK
Makine Kimya Enstitüsü kurallalar gereği Türkiye içinde sadece Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bomba satışı yapabiliyor. MKE bunun dışında ürettiği mühimmatı yurt dışına ihraç ediyor. Ergenekon davasının müdahil avukatları Türk Silahlı Kuvvetlerin bombalarla ilgili çalışma yapıp bombaların kendilerine ait olmadığına dair raporları savcılığa gönderdiğini ancak emniyetten böyle bir rapor istenmediğine dikkat çektiler. Savcılığın iki kurum yerine bombaların üretildiği MKE'ye yazı yazıp seri numaraları belli olan bu bombaların hangi kuruma satıldığını öğrenmesi için MKE'ye başvurduğu da gelen bilgiler arasında.

SIHHIYE BOMBASI EMNİYETE Mİ AİT?
Ankara'da 9 Şubat tarihinde gerçekleştirilen türban karşıtı mitingden bir gece önce Osmanlı Camii'nin ayakkabılığına bırakılan el bombasının MKE tarafınden emniyete teslim edilen bombalardan olduğu haberinin Milliyet Gazetesi'nde yayınlanmasının ardından, Zaman Gazetesi'nin tutuklanmasından çok sonra meydana gelen bu olayda kullanılan bombayla ilgili tutuklama tarihinde sonraki tarihlerle düzenlenmiş yazışmaların evinden çıktığına dair haber yaptığını belirten ergenekon tutuklusu avukat Kemal Kerinçsiz, Zaman Gazetesi'ni yalan haber yapmakla suçladı.

Bulunduğu cezaevinden yazdığı bir metni avukatı aracılığıyla basın mensuplarına ulaştıran tutuklu avukat Kemal Kerinçsiz, Sıhhıye'de bulunan ve emniyet envaterine kayıtlı çıkan bombanın aynı kafile numarasından olan bombaların 2000 yılından bu yana 6 ayrı olayda kullanıldığın, 3 bombanın da 2007 yılında Çankırı'da özel harekatçı bir polis memurunun evinin çatısında bulunduğunun tesbit edildiğini belirtti.

Bu bombalarla ilgili envanter bilgilerinin savcılığa gönderilmesi için 25 Şubat 2008 tarihinde avukatı aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda da bulunduğunu ifade eden Kerinçsiz, bu bomba ve serisindeki bombaların hangi olaylarda kullanıldığının tesbiti için savcılığın emniyetten bilgi istemesini ve bu bilgilerle düzenlenen raporların ergenekon dosyasına konulmasını talep etti.

ERGENEKON TUTUKLUSU AVUKAT KEMAL KERİNÇSİZ'İN AÇIKLAMASI
Zaman Gazetesinin 26.8.2008 tarihli nüshasının 1 ve 6.sayfasında "Gazeteye sarılı bombanın yazışmaları Kemal Kerinçsiz’de çıktı" haberi ile kamuoyunu yönetmek amacı ile her türlü yalan ve hileye müracaat ettiği ortaya çıktı.

Söz konusu haberde Sıhhiye’de başörtüsü konusunda yapılacak anayasa değişikliğine tepki göstermek amacı ile düzenlenen miting öncesinde, Ankara Çankaya’daki Osmanlı Camiinin ayakkabılığında bulunan el bombası ile ilgili bütün detayların, soruşturma evraklarının, emniyet, savcılık, Makine Kimya Endüstrisi Kurumu arasındaki yazışmaların ev ve işyerimde yapılan aramalar sonucunda çıktığı adı geçen gazete tarafından hayâsızca ileri sürülmüştür.
Gözaltına alındığım tarih 22.12008 olup, 25.1.2008 tarihinde tutuklanmış bulunmaktayım.
Ev ve iş yerimde yapılan aramaların tarihi ise 22.1.2008’dir.

Sıhhiye’deki Osmanlı Camiinin ayakkabılığındaki el bombası 11.2.2008 tarihinde bulunmuş olup, aynı gün soruşturma başlatılmıştır. 
Konu ile ilgili cezaevinde iken basında yayınlanan bir haberde söz konusu el bombasının MKE tarafından, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne teslim edilen bombalardan olduğu, aynı kafile numarasından el bombaları ile Türkiye’nin yedi ayrı yerinde eylemler gerçekleştirildiği ve yine özel harekâtta görevli bir polis memurunun evinin çatısında küçük bir cephanelik çıktığı yazılınca tarafımdan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/1536 Hz. Sayılı dosyasına müracaat edilerek, emniyette kadrolaşmış bir kısım polis gurubu tarafından bombaların oraya buraya konularak, Ergenekon soruşturmasından tutuklu bulunan kişilerin üzerine atılma konusunda provokasyonlar yapılacağından bahisle 25.2.2008 tarihinde ekteki dilekçe verilmiştir. Söz konusu talebim üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından dosyanın fotokopisini istemiş ve Ankara Cumhuriyet savcılığı 14.4.2008 tarihinde dosyanın fotokopisini İstanbul’a göndermiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da dosyanın fotokopisini ben talep etmiş olduğumdan, iddianamenin benim ile ilgili deliller bölümüne koymuştur.

Söz konusu belgelerin tamamının tarihi işyerimin ve evimin arandığı tarih olan 22.1.2008 tarihinden sonraki tarihe sahip olup, arama neticesinde işyerimden ve evimden çıkması madden mümkün değildir.
Zaman Gazetesinin rahatsızlığı, Ergenekon senaryosunun arkasındaki oyunlarının ortaya çıkarılması endişesinden kaynaklanmaktadır.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılının 2008/46015 Hz. sayılı dosyasından yürütülen soruşturma derinleştiği taktirde etrafa saçılan el bombalarının ve Ergenekon traji-komedisinin perdesi aralanacak, oyunu yazanlar tek tek deşifre olacaktır.
Belirli bir gurubun temsilciliğini yapan Zaman Gazetesi utanmadan şahsım hakkında her türlü yalan ve dolana müracaat ederek kamuoyunu yanlış yönlendirme ve bilgi kirliliği yaratma gayretine girmiş bulunmaktadır.
Bir soruşturmayı yönlendirme ve çarpıtmanın doruk noktasını bu haberle yaşatan basını, eninde sonunda yüce yargı önünde çökecek Ergenekon yalanının telaşı sarmıştır.
Zaman Gazetesinde yaşanan bu çirkinliği kamuoyunun bilgisine sunar, bu gazetenin basın dünyasında yer almasının üzüntüsünü gerçek gazetecilerle paylaşmak isteğimi ifade etmek isterim.





Tüm yorumlar(9)






Misafir   31/08/2008 22:46:22

bunlar derin devlet değil derin menfaat çetesi

Misafir   31/08/2008 22:45:50

Devlete sahip çıkmak isteniyorsa yasalara saygı gösterip, ihlal edenlerin yargılanmasını istemek gerekir. Yasalarımız yeterince demokrat ve sosyal devlet ilkesine uygun. Ama onu uygulayanların kötü niyetli kişiler olması bu yasaları kötü yasa yapar. Yasaya karş...

İ. Hüseyin GÜLGEN   [Okuyucunun tüm yorumlarını göster] 31/08/2008 13:52:29

BU ERGONOKON OLAYININ MUHALEFETİ VE İKTİDARI İLE TÜM ÜLKEYİ ÇÖKERTMEYE YÖNELİK BİR OPERASYON HALİNE GETİRMEYİ AMAÇLADIĞINA İNANMAYA BAŞLADIM. AYNEN 12 EYLÜL GİBİ ÜLKEYİ BİR KURTARICI ARATMAYA BAŞLATACAĞINI Ö...