MULTİMEDYA
GAZETEPORT İLAN
    


Anasayfam YapAnasayfam Yap






21:57 TSI

ARA







  • ANASAYFA
  • GÜNCEL
  • SİYASET
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • YAŞAM
  • SAĞLIK
  • MAGAZİN
  • YAZARLAR
  • SİNEMA
  • KÜLTÜR-SANAT




Obeziteden nasıl kurtuluruz?

27.08.2008 - 18:04
arkadaşına gönder
DIGG
FACEBOOK
DEL.ICO.US

Anadolu Sağlık Merkezi Endokrinoloji, Metabolizma Hastalıkları ve Diyabet Uzmanı Dr.Özay Tiryakioğlu obeziteyi ve beraberinde getirdiği hastalıkları anlattı ve obeziteden kurtulma yollarını ele aldı.





  İlgili Haberler



Obezite hangi hastalıkları da beraberinde getirir?

Obezite; yani şişmanlık, vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan, tedavi edilmediği taktirde vücutta bir çok organ sistemini etkileyen ve bu sistemlerde birçok önemli rahatsızlığa zemin hazırlayan bir hastalıktır. Kalp ve damar hastalıkları, hipertansiyon, şeker hastalığı, kolesterol ve kan yağlarında yükseklik, solunum rahatsızlıkları, eklem hastalıkları, adet düzensizlikleri, kısırlık, iktidarsızlık, safra kesesi hastalıkları ve bazı kanser türleri (rahim, meme, böbrek, kalın barsak kanserleri), depresyon gibi psikiyatrik bozukluklar obezite ile doğrudan ilişkili hastalıklardan sadece bir kaçıdır. Bugün obezitenin  insan yaşamını kısaltan ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olduğu tüm dünya üzerinde kabul gören bir görüştür.

• Obezitenin sebepleri nedir, genetik mi psikolojik kökenli mi?

Temelde vücudun ihtiyacı olan ve vücuda giren enerji kaynakları arasındaki dengesizlikten kaynaklanan obezitede tedaviye başlamadan önce bu dengesizliği doğuran, altta yatan bir sağlık problemi olup olmadığı yani; hastanın kilo almasını kolaylaştıran , kilo vermesini zorlaştıran bir rahatsızlığın olup olmadığı araştırılır. Bu hastalıklar arasında; hipotiroidizm (metabolizma hızının düzenleyicisi olan tiroid hormonlarının az salgılanması), şeker hastalığı (obezite sonucu gelişebildiği gibi şeker hastalığının altında yatan fizyopatolojik olaylarda aşırı kilo almaya neden oluyor olabilir), cushing sendromu ( böbrek üstü bezlerinden aşırı kortizol salgılanmasına neden olan bir hastalıktır) ve başta insülin direncine neden olup kilo almayı kolaylaştıran çeşitli insülin direnci sendromları (polikistik over hastalığı, metabolik sendrom, çeşitli konjenital sendromlar) olmak üzere bir dizi endokrin-metabolizma hastalığı, depresyon gibi psikiyatrik bozukluklar yer almaktadır. Obeziteye neden olan ya da obezite sonucu gelişmiş olan bir hastalık saptanması durumunda bu bozukluklara uygun tedavilerin uygulanması gündeme gelecektir. Tedaviye başlamadan önce bu araştırmaların yapılmamış olması uygulanacak tedavilerin başarısızlığına neden olabilir.

• Tedavi yöntemi nedir?

Obezite tedavisi bu konuda uzman olan hekimler tarafından planlanarak yine bu hekimlerin gözetiminde yapılmalıdır. Hastanın eğitimi tedavinin esasıdır. Öncelikle obezite tedavisinin gerekliliğinin anlatılması, tedavi seçenekleri, bu yöntemlerin uygulanmasındaki mantık kuralları anlatılıp hastanın beklentileri dinlenir. Bu beklentilerin sağlık kurallarına uymayan yönü izah edilir. Ardından hastanın beslenme alışkanlıkları dinlenmeli, göze batan hatalar anlatılıp düzeltilmelidir. Bazı olgularda sabah kahvaltısı gibi çok önemli bir ana öğünün yenmemesi gibi çok basit problemler obezitenin altında yatmakta ve hastanın sadece düzenli olarak sofraya oturması sağlanarak bile iştahı azaltılıp kilo vermesi sağlanabilmektedir. Beslenme alışkanlığı kadar günlük aktiviteleri, hareketliliği de araştırılır.  Bazı olgular bazal enerji ihtiyacını karşılayacak ölçüde beslendiği halde aşırı hareketsizlik nedeniyle kilo almaktadırlar. Sonuç olarak bu ilk görüşmede obeziteye neden olan dengesiz beslenme ve aşırı hareketsizlik gibi problemler ortaya konur.

Bir sonraki aşamada kişinin ideal kilosu hesaplanır. Bu kiloya ne kadar zamanda ulaşılacağı, kilo kaybetme hızı belirlenir. Hasta obezite tedavi programı ile başlayacağı yeni yaşam tarzının hedef kiloya ulaştıktan sonrada sürdürülmesi gerektiği konusunda bilgilendirilmelidir.  Tedavinin diğer bir hedefinin ulaşılan ideal kiloyu korumak olduğu unutulmamalıdır.
Nedeni ne olursa olsun obezite tedavisinde vazgeçilmez iki yöntem diyet ve egzersizdir. Vücuda giren kalori; kişinin yaşı , cinsiyeti, mesleği ve eğer varsa eşlik eden hastalıkları gözönüne alınarak yapılan hesaplamalarla kısıtlanır ve gündelik hayatına uygun, temel sağlık kuralları çerçevesine çıkmayan bir diyet listesi hazırlanır. Bu noktada elden ele dolaşan ve herkese aynı tarz beslemeyi öneren diyet listelerinin mantıksız olduğu ortaya çıkmaktadır. Her obezin tedavisinde hedefler, buna ulaşmayı sağlayan yöntemler kişiye özel belirlenmelidir. Egzersiz, yani vücuda giren kalorinin ve daha önceden yağ olarak depolanmış yedek enerjinin tüketilmesi için önerilen düzenli fizik aktivitiler yine doktor tarafından hastanın sağlık durumu göz önünde bulundurularak planlanmalı, hasta amacına ulaşan egzersizler konusunda bilgilendirilip motive edilmelidir. Diyet ve egzersiz tedavisi döneminde düzenli olarak yapılan kontrol ve görüşmeler hastayı hem motive hem de disipilinize eder.

• Tedavide en iyi çözüm ilaç mı yoksa ameliyat mı?

Obezitenin medikal (ilaçla) tedavisi bazı özel klinik durumlarda, doktor tarafından uygun bir durum saptanırsa, diyet ve egzersiz tedavisine yardımcı olarak gündeme gelebilir. Bu amaçla kullanılan ilaçlar genelde hastanın diyet uyumunu arttıraan, bazal metabolizma hızını arttıran, gıdalarla alının çeşitli enerji maddelerinin emilimini azaltıp kilo verme hızını  arttıran ilaçlar olup bilinçsizce kullanıldıklarında çok ciddi olabilecek yan etkilere sahiptirler. Bu gün için diyet yapmayan, egzersiz uygulamayan bir kişide kilo kaybı yapabilen ilaç niteliğinde bir madde tıp uygulamasında bulunmamaktadır. Bu bakımdan obezite tedavisi suistimale açık bir konudur. Hastaların bu gerçekleri unutmaması, boş vaatler veren tıp ve mantık dışı uygulamalardan uzak durması, bu konuyla uğraşan başta uzman endokrinologlar ve obezite tedavisinde görev alan tüm sağlık çalışanları adına sizlere verebileceğimiz belkide en önemli uyarıdır.
Ameliyat sadece Morbit Obezite denilen aşırı kilolardan dolayı yaşam süre beklentisi ciddi oranda kısalmış hastalarda, diğer tedavi modaliteleri başarısız olduğunda denenmektedir. Yüksek morbidite oranları nedeniyle bu tedavi çok az tercih edilmektedir.

• Ne ameliyatı yapılıyor?

Obeziteyi tedavi etmeye yönelik en sık tercih edilen ameliyatlar Gastrik Bariyer ameliyatlarıdır. ABD’de mide küçültme operasyonları sıkça uygulanmakta ve yüksek başarı oranları bildirilmektedir.

• İleriye dönük tedavi yöntemleri var mı?

Etyoloji de çok farklı teoriler ileri sürüldüğü gibi tedavide de çok sayıda araştırma aşamasında olan modalieteler bulunmaktadır. Özellikle medikal tedavide önümüzdeki on yıl obezitede devrim yarabilecek ilaçlar kullanılmaya başlanacaktır.

• Obez hastalarında mide kelepçesi kullanmak uygun mu?

İyi seçilmiş olgularda, destek tedavileri eşliğinde ve iyi takip süreci planlanarak uygulanabilecek yönetmlerden birisidir. Eş zamanlı davranış terapisi uygulanmazsa bu yönteme rağmen bir çok hasta uzun dönemde kilolarını geri alabilmektedir.

• Kitle beden endeksi hakkında bilgi verir misiniz?
 

Doktorlar obeziteyi klinik olarak tanımlamak için kilogram olarak hesaplanan vücut ağırlığının metre olarak hesaplanan boyun karesine oranlanması (kg/m2) ile elde edilen Vücut Kitle indeksi (VKI) ya da İngilizce adıyla "Body Mass Index"(BMI) değerini kullanmaktadırlar. Örneğin; 71.5 kg ağırlığında ve 1.65m boyunda bir bireyin vücut kitle indeksi; 71.5/ (1.65)2 ; 71.5/ 2.72= 26.28 kg/m2’ dir. Buna göre erişkinlerde vücut kitle indeksi (VKİ)'nin 25'in üzerinde olduğu kişiler aşırı kilolu (overweight), 30'un üzerinde olanlar obez (şişman) olarak tanımlanmaktadır. VKİ’nin 40 kg/m2 üzerinde olduğu durumlarda ise acilen önlem alınması gereken, her türlü metabolik, vasküler ve diğer komplikasyonlara açık olup büyük risk altında olan Morbid (ölümcül) Obezite’den bahsedilir.  
VKİ değeri yaş ve cinsiyetten bağımsızdır. Bununla beraber, BMI kullanımı, çocuklarda, hamile kadınlarda ve çok adaleli kişilerde doğru sonuç vermez, bu nedenle kullanılmamalıdır. (Bakınız Tablo 1)

Tablo-1: Vücut Kitle İndeksi Değerleri

18.5 kg / m²'nin altında olanlar Zayıf
18.5-24.9 kg / m² arasında olanlar Normal kilolu
25-29.9 kg / m² arasında olanlar Fazla kilolu (Overweight)
30-39.9 kg / m² arasında olanlar Obez (şişman)
40 kg / m²'nin üzerinde olanlar İleri derecede obez (Morbid obez)


• Eğer obezite artış gösteriyorsa bunun neden kaynaklandığını söyler misiniz?

Yapılan araştırmalara göre, obezite özellikle son 20 yılda, bütün dünyada süratle artmakta, adeta bir salgın hastalık gibi yayılmaktadır. Ülkemiz içinde durum pek farklı değildir. Hareketsizlik, hızla tüketilen yüksek kalorili yiyecek ve içecek alışkanlığında artma, dengesiz beslenme sonucu toplumumuzda her 3 kadından biri ve her 5 erkekten biri obezdir. Bu oranın sürekli artması (sedanter yaşam) beklenmelidir. Daha az hareket etmeye dayalı, bedensel aktiviteyi minimuma indirmeyi kolaylaştıran yaşam tarzına alışmamız, yüksek kalorili hazır gıda tüketiminin artması, toplumsal stres faktörlerinin artması ve bunun yeme davranış bozukluklarını beraberinde getirmesi belli başlı nedenlerdir.

• Kadınlarda obezite neden daha çok görülüyor?
 

Bedensel aktivitenin daha az olması, yaşla birlikte metabolizma hızınada beklenen yavaşlamanın kadınlarda erkeklerden daha fazla oluşu, hemen her türlü obezite nedeni olna endokrin hastalığın kadınlarda daha sık görülmesi (özstrojenin kolaylaştırıcı etkisi?) ve hamilelik, doğum sonrası lohusalık dönemi ve bu dönemlerde alınan kilolardan kolay kolay kurtulamama sonucu kadınlar etkilenmektedirler.


• Obeziteye yakalanmamak için nasıl beslenmeli?

Obezite, besinlerle alınan enerji miktarının, metabolizma ve fiziksel aktivite ile tüketilen enerji miktarını aştığı durumda ortaya çıkar. Yaktığımız kadar enerjiyi besinlerle almalı, yada aldığımız enerjiyi yakacak kadar bedensel aktivite göstermeliyiz.

• Obezite yaşı kaça indi*

Bu soruya verilecek şu cevap durumun önemini anlamamızı sağlayabilir: Erişkinlerde görülen ve 30 yaş sonrası aşırı kilolu insanların hastalığı olarak tanımlanan Tip2 Diyabet hastalığı artık çocuk yaş grubunda bile görülmeye başlamıştır.

• Çocukları bu hastalıktan korumak için ne yapmalı?

Doğumdan itibaren çocuk doktoru gözetiminde gelişimini izlemeli, aşırı kilo aldırmaya çalışılmamalı, ilkokul döneminden çok daha önce sağlıklı beslenme, temel yapı taşı besin ögeleri, bunların dengeli alınmasının önemi konusunda eğitilmelidirler.

• Obez hastaları hangi sporları yapabilir?

Her hasta beden yapısı ve eşlik eden sağlık sorunlarına göre bir spora yönelmelidir. Bu konuda bir uzmandan görüş alarak ve hatta onun denetiminde spora başlamak doğru olur. Ancak izometrik, aerobik egzersizler sırf kilo kaybı planlandığında çoğunlukla yeterli olur. Tempolu yürüyüş spora çok iyi bir başlangıç sağlar. Kilo kaybı başlayınca vücutta gelişmiş olan şekil bozukluğuna yönelik kişiye özel egzersizler programa dahil edilebilir.

• Diyet ve egzersize rağmen sonuç alınamayan hastalar var mı?

Bir ekip tarafından bilinçli bir şekilde takip ve tedavi edilen hastalar gerçekten tedaviye uyumlu iseler kolayca kilo verebilirler. Tedavinin tek macı bu olsaydı iş çok kolaydı. Ancak tedavide asıl hedef hstayı ideal kilosuna kadar zayıflatmak ve o kiloda kalmasını sağlamaktır ki ne yazık ki bunu başaramayan ve tekrar kilolarına ve kiloların risklerine kavuşan hastaların sayısı da oldukça fazladır. GAZETEPORT





Tüm yorumlar(1)






Raif Usta   [Okuyucunun tüm yorumlarını göster] 29/08/2008 12:10:44

Diyabet Uzmanı diye bir uzmanlık dalı yoktur.Bu şahıs sadece İç Hastalıkları ve endokronoloji Uzmanıdır.Beslenme ve Diyet tedavisinden bahsediyor ancak Diyetisyen kelimesini ağzına almıyor.Bu nasıl endokronoloji uzmanı? Diyeti ve beslenme tedavisini sadece Diyetisyen he...