Sabancı Holding Finansal Hizmetler Grup Başkanı ve Aksigorta Yönetim Kurulu Başkanı Akın Kozanoğlu sektördeki yavaşlama nedeniyle bu sene reel manadaki beklentileri olmadığını söyledi.
Sabancı Holding Finansal Hizmetler Grup Başkanı ve Aksigorta Yönetim Kurulu Başkanı Akın Kozanoğlu
Sabancı Holding Finansal Hizmetler Grup Başkanı ve Aksigorta Yönetim Kurulu Başkanı Akın Kozanoğlu, sigortacılık sektöründe bu yıl büyümede yavaşlama beklediklerini ve yıl sonunun yüzde 10-12 ile bitirilebileceğini düşündüklerini belirterek, "Ancak bu sene reel manadaki beklentimiz sıfır" dedi.
Kozanoğlu, The Geneva Association (Cenevre Birliği) Genel Sekreteri ve Yönetim Direktörü Patrick M. Liedtke ile Aksigorta Genel Müdürü Ragıp Yergin'in katıldığı basın sohbet toplantısı ile yarın gerçekleştirilecek "Fırsatlar & Zorluklar: Gelişmekte Olan Ülkelerde Sigortacılık Sektörü ve Türkiye'nin Potansiyeli" konulu İstanbul Uluslararası Sigortacılık Konferansının tanıtımı yapıldı ve sektöre ilişkin değerlendirmeler aktarıldı.
Aksigorta ve Geneva Association'un ortaklaşa düzenlediği konferansa birlik üyesi 10-15 sigorta şirketinin üst düzey yöneticisinin katılacağını anlatan Kozanoğlu, panellerde hem uluslararası düzeyde hem de Türkiye özelinde sektörün tartışılacağını, yuvarlak masa toplantısında da Türk sigortacılığının gidişatının değerlendirileceğini söyledi.
6 ay önce planladıkları konferansın çalkantılı döneme denk gelmesinin tesadüf olduğunun altını çizen Kozanoğlu, bu kapsamda uluslararası krizin sigortacılığa etkisinin de ele alınacağını aktardı.
Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Kozanoğlu, Türkiye'de sigortacılık sektörünün son 5 yıldır reel anlamda GSMH'nin iki katı büyüdüğünü, beklentilerinin bu büyümenin kriz dönemleri hariç aynı tempoda devam edeceği yönünde olduğunu ifade etti.
Geçtiğimiz yıl bütçeleri yaparken bu yıla dair orijinal tahminlerinin yüzde 23-24 civarında bir büyüme olduğuna, ancak global kriz ve Türkiye'deki bazı politik gelişmeler nedeniyle yılın ilk 6 ayındaki büyümenin yüzde 12 gibi gerçekleştiğine işaret eden Kozanoğlu, "Sigortacılık sektöründe 2008'de büyümede yavaşlama bekliyoruz. Yıl sonu yüzde 10-12 ile biter diye düşünüyoruz. Ancak bu sene reel manadaki beklentimiz sıfır" dedi.
"YABANCI KONTROLÜNDEKİ ŞİRKETLERİN PAYI YÜZDE 54" Akın Kozanoğlu, Türkiye'de şu anda 52 sigorta şirketi bulunduğunu ve bunların 30'unun yabancı ortaklı, yabancı ortağın kontrolündeki şirketlerden oluştuğunu belirterek, söz konusu 30 şirketin 18'inin son 3 yılda yabancı hale geldiğini ve yabancı ortaklığın kontrolündeki sigorta şirketlerinin payının yüzde 54 olduğunu söyledi.
Kalan 22 tanesinin bir bölümünde hala görüşmelerin sürdüğünün bilindiğini belirten Kozanoğlu, "Bu akının hala süreceğini tahmin ediyoruz. Bu sene olmasa gelecek sene, gelecek sene olmasa da daha sonraki senelerde..." diye konuştu.
Kriz gibi dönemlerin nakdi, gücü olan birçok şirket tarafından avantaja dönüştürülebilecek bir ortam oluşturduğunu vurgulayan Kozanoğlu, böyle dönemlerde aktifin fiyatını belirlemenin çok zor olmasının ise sıkıntı yarattığını kaydetti. Kozanoğlu, "Ayrıca böyle kargaşa ortamlarında parayı yatırmak mı bekletmek mi doğru, bunu kestirmek de zor" dedi.
Uluslararası finansal krizin sektöre etkilerinin ise üç açıdan olabileceğinin altını çizen Kozanoğlu, bir sigorta şirketinin portföyüne bugünkü risklere maruz kalan kağıtları alması durumunda bundan etkilenebileceğini, sigortalanan bazı kağıtların değerlerinde sıkıntı yaşanması halinde bunun sigorta şirketine etki edebileceğini, bir de krizde piyasaların etkilenmesi nedeniyle sigortacılıkta da küçülmeye yönelik doğal bir durum yaşandığını anlattı.
Kozanoğlu, "Türkiye'de ilk ikisi yok. Menkul kıymetleri sigortalama işi de yok. Ancak Türkiye'deki sigorta şirketleri piyasanın daralmasından dolayı etkilenmeye başladı" dedi.
"RİSKLER KONUSUNDA UYARILARDA BULUNDUK" The Geneva Association Genel Sekreteri ve Yönetici Direktörü Patrick M. Liedtke ise birliğin dünyadaki 80 "önde gelen" sigorta şirketinin üst yöneticilerini (CEO) bir araya getirdiğini, 80 üst yönetici ile sınırlı birliğin tüm üyeleriyle bire bir kişisel olarak çalıştığını anlattı.
Birliğin sigortacılık konusunda stratejik araştırmalar yaptığını ve sektörü etkileyecek temel unsurları incelediğini belirten Liedtke, sektördeki fırsatlar ile gelecekte karşılaşılabilecek riskleri değerlendiren birliğin her yıl dünyanın çeşitli yerlerinde yaklaşık 15 konferans düzenlediğini kaydetti.
Dünyada yaşanan finansal krize ilişkin sorular üzerine, uzun dönemli ve genel analizler yaptıklarının altını çizen Liedtke, nelerin risk teşkil edebileceği konusunda bir takım uyarılarda bulunduklarını, krizi değil ama krize yol açan unsurları ve riskleri daha önce tespit ettiklerini söyledi.
Liedtke, "Krizin hangi noktada, ne zaman patlak vereceğini kestirmek çok güç. Ancak tek yapabileceğimiz hangi alanların risk teşkil edebileceği, nerelerde birtakım tehlikeler olabileceği konusunda kuruluşları uyarmak. Elimizden gelen bu..." diye konuştu.
Bankacılık sektörüne kıyasla sigortacılık sektöründe risk yönetiminin çok daha başarılı olduğunu dile getiren Liedtke, bunun kriz kapsamında da çok daha iyi sonuçlar verdiğini ve daha akıllıca kararlar alındığını ifade etti.
"KRİZDEN FİNANSAL SİGORTA ŞİRKETLERİ ETKİLENDİ, AIG İSTİSNA" Uluslararası resme bakıldığında bazı finansal sigorta şirketlerinin gerçekten zor durumda olduğuna ve krizden daha çok finansal sigorta şirketlerinin etkilendiğine dikkati çeken Liedtke, krizden poliçe satan, ev ve taşıt sigortası gibi faaliyetleri olan sigorta şirketlerinin pek etkilenmediğini, AIG'nin ise istisna olduğu görüşünü aktardı.
AIG'de yaşanan sıkıntının, holding düzeyinde karşılaşılan sıkıntı olduğunu, hasar ödeme konusunda bir problem yaşanmadığını ifade eden Liedtke, "AIG'nin finansal garantörlük iştirakinin diğerleriyle çok fazla alakası yoktu. Genel resme bakıldığında sigorta şirketleri, finansal resmin en istikrarlı yapıları" diye konuştu.
Sigorta şirketlerinin krizden domino etkisi nedeniyle az da olsa etkileneceğine işaret eden Liedtke, bu şirketlerin uzun vadeli hareket etmesinden dolayı kısa vadeli krizlerden etkilenmesinin zor olduğunu söyledi.
Şu anda yaşanan krizde bankaların likidite ve sermaye yeterliliği problemi yaşadıklarına dikkati çeken Liedtke, sigorta şirketlerinin ise daha ziyade karlarının düşmesi gibi bir problemle karşı karşıya olduklarını ifade etti.
"AVRUPALI ŞİRKETLER TÜRKİYE'YE GELME KONUSUNDA HEVESLİ" Patrick M. Liedtke, gelecekte finansal garantörlerin olmayacağının söylenemeyeceğini, ancak bu kuruluşların iş yapma modellerinin temelden değişeceğini kaydetti.
Liedtke, uluslararası tabloda sigorta ve reasürans alanında herhangi bir kapasite sorunu yaşanacağını zannetmediği görüşünü dile getirerek, "Bazı iş kollarında sıkıntı yaşanacak. AIG, bunu yaşıyor" dedi.
Piyasada yaşanan sıkıntının da kabul edilmesi gerektiğinin altını çizen Liedtke, "ABD'deki kriz ve çöküş bunun en önemli nedeni. Bunu şöyle örneklendirebiliriz; bir yanınızda yangın varken, bir yanınızda sulanması gereken çiçekler mevcutsa krizde su çiçekleri sulamak yerine ateşi söndürmekte kullanılmalı" diye konuştu.
Uzun vadede istikrarlı olabilecek bir piyasaya sahip Türkiye'nin Avrupa'da uzun vadede üretkenlik oranı en yüksek ülke olduğunu vurgulayan Liedtke, "Avrupalı sigorta şirketleri başka ülkelere gitmektense Türkiye'ye gelme konusunda hevesliler. Türkiye'de yatırım yapmak isteyen uluslararası sigorta şirketleri için iki seçenek var; ya sigorta şirketi satın alacaklar ya da sıfırdan kuracaklar. İkisi de mantıklı seçenek" dedi.
Türkiye'nin bu süreçten karlı çıkabileceğini vurgulayan Liedtke, uluslararası şirketlerin Türkiye'ye sadece büyüme oranlarına bakarak değil birçok avantajlı faktörü gözönünde bulundurarak geldiğini söyledi.
Aksigorta Genel Müdürü Ragıp Yergin ise Türkiye'nin reasürans dünyası için para kazandıran iyi ülkelerden olduğunu ifade ederek, "Biz daha çok Avrupa kökenli geleneksel şirketlerle çalışıyoruz. Bunun bir avantaj olacağını ve bizi daha az etkileyeceğini öngörüyoruz" diye konuştu.