İSTANBUL - Fenerbahçe Kulübü'nün resmi internet sitesinde yapılan açıklamaya göre, İsviçre'den Türkiye'ye getirilecek Faruk Yalçın'ın cenazesi, İstanbul'da düzenlenecek törenin ardından toprağa verilecek.
Açıklamada, şöyle denildi:
''İsviçre'de hayatını kaybeden Faruk Yalçın, Türkiye'de ve yurt dışında dev projelere imza atan Makyal şirketler grubunun kurucusu olarak sade yaşamı ve hayırseverliğiyle tanınıyordu. Fenerbahçe sevgisiyle bilinen Yalçın, yaşamı boyunca tüm zamanını işine ve ailesine ayırmıştı. Faruk Yalçın ayrıca doğa ve hayvanseverliğiyle de ün yapmıştı. Başkanımız Aziz Yıldırım'ın dayısı olan ve Türkiye'nin önde gelen müteahhitlerinden biri olarak bilinen Faruk Yalçın'ın cenazesi İsviçre'den getirilerek, İstanbul'da toprağa verilecek.''
"Dünyanın en zenginleri arasında bir Diyarbakırlı"Portre: Faruk Yalçın
Forbes dergisinin 2006 "dünyanın en zenginleri" sıralamasında 1 milyar Dolar'dan fazla serveti olduğunu açıkladığı MAKYAL Şirketler Grubu'nun kurucusu, sahibiydi. Dünyada NATO ile iş yapan sayılı müteahhitlerden biriydi.
1923 Diyarbakır doğumlu olan Yalçın, dünyanın bir çok yerinde hava limanı inşaatları, askeri alanlar,limanlar,restorasyon işleri yaptı. Ayrıca alanında Türkiye'nin en büyük Darıca Hayvanat Bahçesi'nin kurucusu, bizzat başındaki kişiydi. Bitki ve hayvan bakımı üzerine 21 kitap yazdı. Aziz Yıldırım'ın dayısı olan Yalçın, 4 çocuk, 9 torun sahibiydi.
"İŞİNİZİ SAĞLAMA ALIRSANIZ RİSK AZ OLUR"
10 Nisan 2006'da Sabah gazetesine konuşan Yalçın, başarısının sırrını ve hayatıyla ilgili bilinmeyenleri anlatmıştı.
* Türkiye'ye "İlk"leri getirdim diyorsunuz. Bu bir risk değil mi? Tutmasaydı? -Yurtdışındaki bğlantılarımız kuvvetliydi. Amerika'da çalıştığımız firmalar için evler yapıyorduk. O firmaların başka alanlarına ilgi duymaya başladık. Örneğin bilgisayar. Projeyi geliştirip, firmaların bilgisayar sektörüyle birlikte Türkiye'ye ilgi duymasını sağladık. 5-6 bilgisayarla başladık sonra teknoloji gelişti. İşinizi sağlama alırsanız risk az olur.
* Hangi firmalarla çalıştınız? -Amerikan, Fransız, İsviçreli ve Alman firmalarıyla işler yaptım. Onların elindeki yenilikleri, teknolojileri Türkiye'ye getirdim.
* Siz servetinizi biraz da NATO'dan aldığınız işlere borçlusunuz. Piyasaya yeni çıkmış biri olarak o işleri nasıl kaptınız peki? -Özel münasebetlerle. O dönemde NATO'yu kimse bilmiyordu. Hep "İlk"leri yaptım ben. O dönemin üstün teknolojisine sahip olmak lazımdı. Başta Amerika olmak üzere bir sürü yerden örnekler alıp, Türkiye'de bu teknolojiyi geliştirmeye başlamıştık.
* Özel münasebetler derken... -NATO'nun işlerini her önüne gelen alamaz. Yüksek yerlerde tanıdıklarınızın olması lazımdır. Brüksel'de önemli kişilerle tanıştık. Projelerimizi anlattık. Hem tanıdık, hem üstün teknoloji derken bir baktık ki işleri biz kapmışız.
* Peki ya güven meselesi? Duyduğuma göre iş yaptıklarını araştırırlarmış. -Hem de ne araştırma. Bütün sülalenizi araştırırlar. Bütün tetkiklerinden geçtik. Olaya biraz da millet menfaati diye bakmak lazım. Tabii şimdi herkes NATO ile rahatlıkla iş yapabiliyor. Eski gücü yok.
* 83 yaşındasınız ve yanılmıyorsam bir yıl öncesine kadar hâlâ Makyal İnşaat Şirketi'nin Yönetim Kurulu Başkanı'ydınız. İlginizi çeken, el atacağınız farklı bir alan var mı? -1923 doğumluyum. Elimi çektim artık işlerden. Ben Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı'na adıyorum kendimi artık. Ama şunu söylemem lazım. Herhangi bir konuda yatırım yapılacaksa millet menfaatlerini düşünerek yapmak lazım. Milletin menfaati önce gelir.
* Siz Diyarbakırlısınız. Oraya yatırım yapmayı düşündünüz mü? Malum bu dönem yine karışıklıklar başladı. -Eğer zamanında yetenekli adamlar vasıtasıyla yetenekli ve iyi siyasetler geliştirilmiş olsaydı, bugün orası çok farklı olurdu. Orası bir nevi dışlanmış, gerekli ilgi gösterilmemiş bir bölge. Altyapı bile getirilmemiş. Ben eğer oraya bir fabrika kuracaksam, kârlı olmasını, müsait olmasını, altyapısını, suyunu elektriğini falan ararım. Bunları yaratmazlarsa kimse oraya gitmez tabii. Bölgeye sahip çıkıp, dışlamamak lazım. (Gazeteport/AA)